16 Temmuz 2008 Çarşamba

Tv güncesi

*Bir kanalda Çocuklar Duymasın'ı gösteriyorlar yine. Benim bittiğim an ona denk geldiğim andır Sedat Abi. Hala ya...Hala...Üstelik geçmişimizde "Gülşen Abi", "Herşeye Karşı Show", "Bir Demet Tiyatro" gibi klasikler varken.

*Rachel Ray'e rastlarsam bakıyorum. Bu kadına biri düzgün el yıkamayı öğretsin n'olur.

*Rachel Ray deyip de Oktay Usta demesem olmaz. Lütfen beni yamak olarak yanına al Oktay Usta. 1 saatte o tablo gibi yemekleri, börekleri, pastaları nasıl pişiriyorsun? Yıldızlı ,10 puanlı ustasın sen benim gözümde.

*Martha Stewart bana çok ürkütücü geliyor. Uzaaaak, çok mesafeli, buz gibi, hele programda sadece kartondan yaptığı doğumgünü kartları yok mu? Ya da patates baskıları...Amerikan evkadınları kendilerini neden bu kadar "umutsuz" görüyor anlıyorum sayesinde.

*3 kelimeli diziler başladı yine. Bir dolu. Yapmacık mahalle tiplemeleri ile. İmdat. (Senaryo yazarı abilerim, ablalarım nerde yaşıyorsunuz siz? İstanbul'un Mars semtinde mi?)

*Haber kanalları var çok şükür. Yani bu hallerine bile çok şükür. Yok yok haklarını yemiyeyim, en çok onları seviyorum.

*Şu duvara sarı boyanın döküldüğü banka reklamı...Bir Willy Wonka tadı mı var müziğinde? Ben mi yanlış anladım? Varsa bankayla, fantastik bir çocuk filminin ne alakası var? Neden tüm Bankacılar dans ediyor? O bankaya gitsem bana çikolata verirler mi? Veririz derlerse giderim ben o Bankaya. Kasmaya gerek yok.

*Yine şu sevimli genç hanım oyuncumuzun oynadığı kredi kartı raklamları... Evlilik danışmanına anlatılan, kocanın bamya sevme olayıyla kredi kartının alakasını nasıl kurdunuz? Nasıl? Ben çok düşünüyorum. Elime çekilmiş bir film verdiğiniz halde ben alaka kuramıyorum.

*Recep İvedik'i seyretmedim, üzgünüm seyretmeyeceğim de. Ama reklamdaki halini sevdim. Bana neler oluyor?

*Ntv'de sanırım belgesel diyebileceğimiz bir program var ya...İnsanların yeme alışkanlıkları üzerine deneyler yapıyorlar. 3 grup işçi, her bir gurba farklı içecekler veriliyor. Aynı miktardaki şeker kamışı tarlalarına salıyorlar adamları. Hangi içeceği içen tarlayı daha çabuk biçecek diye. Birazcık subjektif bir deney değil mi bu? Yani sonucu sadece içecekle bağlantılandırmak. Anlamadım ben.

*Durumu mu nasıl görüyorsunuz? Hiç seyretmiyorum sandığım halde ben bu televizyonla fazla mı içli dışlı olmuşum nedir?

13 yorum:

Dolphinblue dedi ki...

evet canım fazla içli dışlı olmuşun :) 1 ay tv den uzaklaşma cezası veriyorum. yada kağıt kaleme sarıl eleştiri yapacağım derken sen senaristlerden daha güzel şeyler yazıp çıkar ortaya :)

ev kadınlığından tv sektörüne yükselişin hikayesi şeklinde birde kitap yazarsan kim tutar artık temmuzumu he ;)

uctemmuz dedi ki...

Ha ha haaa.....
Çok mu eleştirmişim...Ahbap olduk biz bu Tv'yle galiba dolphinim, yanından geçerken bazen "salak şey, sus" dediğim bile oluyor. Ya da deodorant reklamındaki Gülben'le konuşuyorum.
Tutmasın beni kimse Valla. Yazasım var...varken yazayımmm...:)

birdemetmavi dedi ki...

akşam komili yudum reklamını izlerken bayıldım ben de canım ..
o ne tatlı bir kız ?
sarı saçlar, gözler renkli renkli ..
ekranı ısıracaktım nerdeyse, yerim ben seni diye bağırırken :)
çok seviyorum çocukları üçtemmuzum yaa :)
hele kızlara dayanamıyorum ..
konuyu dağıttım galiba ..
neyse kahvemizi içelim toparlarız :)

uctemmuz dedi ki...

Dağılan konu olsun mavicimm...Ben de içmedim kahvemi hala, beraber içelim...Üstüne limonlu portakallı şekerlerim de var hem...:)

kumhavuzu dedi ki...

ya..ben hiçbi zaman çok iyi tv yada film izleyicisi olmadım..
ama sorulduğunda yanıtlayabiliyo olmama kendim bile şaşmışımdır:)

ama senin durum oldukça vahim:)

üçtemmuz dedi ki...

Deme öyle arkadaşa...
Alınır, küser gider bak...:P

(Benim ben üns...:)Giriş yapamıycam şimdi bloga. )

ATALET dedi ki...

amerikan ev kadınlarının umutsuz durumunda koptum =)...
gerisini salla..
eleştiririz hakkımız..
=)

zaten yanından geçerken gördüğüm kadarını bile eleştiriyorum..
hepi topu tüm gördüğüm o kadar..
=D..
bi de.. müzik kanalları var..

haber kanallarını sevmiyorum..
çok karamsar..

belgesel kanalları da fazla tekrarlı..
yalancı yarimin tekrarını istiyorum ben..
=P
başka bişi istemiyorum..

diyorum ki..

ben bi buduar kanalı açsam
.. yataktan sunsam =D..

sen de senaryo yazsan =D..
kızlar goriller olarak da.. rolleri bölüşsek..
komedileri alper.. belgeselleri çağlar yazsa..=P
ben tarih programlarını da yapsam..
iç çamaşırının tarihçesini kadınları anlatsam =P

müzikleri.. 18lik umut ve çekirdek yapsalar..
ne voli vururuz..

ne dersin..??..

burdasaklaniyorum dedi ki...

bu tilizyon denen meret öyle bişey ama. içli dışlı olmasan bile sinsice sokuluyor insanın içine turuncum. sen yine iyisin, rahat ol 8)

zeya dedi ki...

Ne doğru tespitler :)

Bence kredi kartı reklamının ana fikri para herşeyi çözer. Ne kadar sinir olursanız olun kocanız limitinizi yükseltirse mutlu olursunuz :) Yalan mı?

Recep İvedik konusunda ben de aynı şeyi düşünüp itiraf edememiştim yalnız değilsin.

Martha Stewart'ın robot olmasından kuşkulanıyorum.

Sözde TV seyretmiyorum ayol herşeyden haberim var :):)

uctemmuz dedi ki...

ataletciğim:
Süp-per fikir süpper...:)Yalnız senaryo yazarının ben olmam konusunda şüphelerim var, bak tutamayıp ağzımı bozuyorum arada...:)))Limitinde argoya tamamdır dersen, ben varım...:)



burdasaklanıyorcuğum:
Ay aynen öyle ya. Ahmet tüm magazin dünyasını tanıyor. Geçen bir başladı anlatmaya benim ağzım açık kaldı ama en çok kendi şaştı bu işe. Nerden biliyorum ben bunları diye düşündü hep.
Demek farketmeden daha neler sokuyorlar beyinlerimize...


zeyacığım:
bamya-kredi kartı ilişkisini çözmüşsün sahiden.:))) Eskiler dermiş ya: su sesi, kadın sesi, para sesi...oradan parayı çıkarıp yerine, kredi kartı sesini mi eklemeli?
Marta Hanıma bi doz Seda Sayan tavsiye ediyorum.
Feleğini şaşırsın...:)

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

Rachel Ray'İn yemeğe tuz atarken kalnı şans getirsin diye arkasına atmasını seviyorum. Geçen gün yaptığı kavunlu dondurma süper bir fikirdi. Sevgili üç temmuzum ben seni pek tv ile içli dışlı gördüm :)). Biz geceleri kızlarla Belalı Baldız ve Aslı İle Keremci olduk. Ama Recep İvedik konusu doğru tspit. O reklamda herkes onu sevdi. Bu demektirki Recep İvedik - 2 yolda. Sevgiler sana

Ece dedi ki...

Bizim evde bütün kanallara döne dolaşa bakılıyor mutlaka..Hani belki bir yerlerde bir şeyler yakalarız diye.Böyle olunca da yakaladığının sonunu görebilmiş oluyorsun ancak:))
Benim kaykılıp da televizyon seyredememe gibi bir sorunum var.Derhal uykuya geçiyorum nedense.Uyku ilâcım gibi bir şey.
Yaşla ilgili olabilir mi acaba:))

Sevgiler canım

uctemmuz dedi ki...

laleciğim:
Rachel sevimli bir genç kadın, enerjisi benim de hoşuma gidiyor. Yemekleri de fikir almak açısından hoş ama işte söylediğim gibi Oktay Usta'cıyım ben...İlla ki patlıcan közleme, yaprak sarması göreceğim.:)
Aslı ile Kerem'i çok severdim, hangi kanalda oynuyor, denk gelmemişim tekrarlarına.
Recep İvedik bir zavallı tiplemecik, filmi çeken aklı başında çocuklar arada bir bunun altını çiziverseler zaten zarar gelmez. Ama çok sayıda genç kahraman gibi algılıyor, taklit ediyorlar, ona bozuluyorum ben...
Ne çok konuştum, benden de sevgiler...:)


Ececiğim:
Hayır, yaşla filan ilgili değil, olur mu hiç? Tamamen yorgunluğunla ilgili bir durum bence...
İkram ettiğim kahve güzel miydi, kontrole geliyorum...
Sevgiler canım benim...:)