2 Eylül 2008 Salı

Küsüm ben sana

Eğer sevdiğim birine kırılmışsam bana ilk laf atışında, telefon açışında ya da karşılaşmamızda şöyle deyiveriyorum:
"Küsüm ben sana."
O da gülümseyerek diyor ki:
"Neden?"

Bu bir oyun.
Güzel bir oyun.
Ufacık tefecik kırılmalarda hep böyle yapıyorum ki konuşulsun...çözülmemiş birşey kalmasın. Akla takılanlar karşılıklı halledilsin...

Ama gerçekten kırıldıysam karşı tarafa...
susuyorum.

Ortadan kayboluyorum.

Karşı tarafı cezalandırmak mı? Belki birazcık. Tüm gıcıklıklarıma rağmen iyi bir dost olduğumu düşünüyorum çünkü. Ama sadece ceza değil, gerçekten kırıldıysam bu durumdan hiç hoşlanmamak da var işin içinde.

Yani gerçekten sevmişsem birini, hatıralar, paylaşımlar aklımdadır ki hep. Gerçek anlamdaki kırgınlıklar hepsini çirkinleştiriyor, değersiz kılıyor.

Hımmm ben hep yanlış anlamışım demek ki diyorum.
Aslında böyle imiş de benim yine salak tarafıma gelmiş diyorum.

O kişiyle karşılaşmak istemiyorum.
En azından birşeyleri kafamda çözene kadar.

Yine de tam anlamıyla hayatımdan çıkaramıyorum o kişiyi. Aklımda onunla konuşup duruyorum. Hesaplaşıyor, savaşıyorum.

Yine bu haldeyim.
Kim kazanacak bilmiyorum...

11 yorum:

Ece dedi ki...

Ahbe canim..O suskunluk bende de var.Ama kirginliklarda degil de, ciddi yaralanmalarda.Kendi kendine konusmak yarayi daha da derinlestiriyor.Daha cok seyi hatirlatiyor.Eskiden gormezden geldiklerini ve belki de gormek istemediklerini de.Galiba en iyisi pansumani o kisiye yaptirmali ki gorsun ne dern yara actigini.

Seni seviyorum.

burdasaklaniyorum dedi ki...

bi bahane ile arasan falan mı acaba?
bilemedim turuncum.
içine dert olduğuna göre, önemliymiş.
üzüldüm.

duyguca dedi ki...

Bende böyleyimdir en ufak bir kırgınlık olsun hemen ortalardan kaybolurum çevrimdışı olurum hayattan bir süreliğine.Açarım son ses bana en iyi gelicek müziği bağıra bağıra eşlik ederim melodiye bir yandanda içten savaş başlar tabi.Sonuç zaman geçer ve hep ben kazanırım savaşımı hayatta online olabilicek kadar kendimi iyi hissettiğim zamansa yeniden dönerim hayata kaldığım yerden sanki hiç kırılmamış gibi.Bir an önce savaşı kazanıp aramıza dönmen dileğiyle.

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

ufff ben de domuz gibi susarım. Kazanan dostluk olsun. Öptüm seni üç temmuzum

sensizken dedi ki...

Karşındaki insan senin için ne denli önemliyse üzüntüsü de o denli büyük olur bilirim.
Bu yüzden seni çok iyi anlıyorum. Fakat sadece üzülme demekten başka da bir şey gelmiyor elimden.


Seni seviyoruuuum. Sıkıntın hafiledi bunu duyunca dimiiii itiraf et bakıyım:)

uctemmuz dedi ki...

Bekleyelim bakalım...;)

ATALET dedi ki...

ben de kurbağa büyütmemek adına uyarıyorum çevremi..
aynı şekilde..

kurbağalar büyürse.. içim şişer diye..
=)

sevgiyle..
ataletinnnnnnnnnnnnn

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

ben de..

uctemmuz dedi ki...

ataletim şifrelu mu konuştun? Nedur?
şişmesin kurbaalar pekü...:))))

gulteinen:
Ha ha haaaa...
BEN DAHA ÇOK...

Boncukçu dedi ki...

ben de konuşmam, sonra büyür içimde, haklısın.

Parpali dedi ki...

"Küsüm ben sana" Çok masum bir cümle. Okuyunca bir gülümseme oluştu yüzümde. Ama bu kaçma, saklanma halini ben de bilirim. En çok insanın kendisine zarar verir. Sana değer veren biriyse muhatabın, en az sana zarar verdiği kadar da ona...