3 Eylül 2008 Çarşamba

nasılsınız prenses?

burdasaklanıyorcuğum dün Prenses Süreyya'dan bahsetmiş.

Bunlar da benim çocukluğumun ve gençliğimin Prensesleri...Arzederim...:)


Önce Monaco Prensesi Caroline...
Zerafet, dişilik, güzellik, hepsi mevcuttu bu hanımda. Hepsi...




Sonra Caroline'in kardeşi Stephanie...Onu da kısa bir süre sevmiştim ben...Gençti, yaşı bize daha uygundu ama fazla erkeksiydi. Bi de gider tuhaf, olmadık adamlara aşık olurdu. Ne biliim "az prensesti " sanki...:)




Aaaaa...Tabi Diana...Düğününü bile anbean hatırlıyorum, bana neyse...Ama tüm dünyaya canlı yayınlanmıştı, hatırlamamak imkansız gibi birşey. Çok masumdu, biri kucağında diğeri yanında iki küçük çocukla çektirdiği fotoğraf da hep aklımda. Güneş ışınları astarsız eteğinin içini göstermiş ve bu fotoğraf günlerce yayınlanmıştı. Asiydi, duygusaldı, yardımseverdi...çok prensesti sanırım...



Eski yüzleri görmek bana iyi geldi, bilmem ne dersiniz...

Bir de soru:
Kadınlar neden sever ki Prensesleri?



5 yorum:

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

cunku hepimiz birer prensesiz aslinda, ha az, ha cok.
bunu fakedip bize prenses oldugumuzu soyleyen adama asik oluruz.
soylemekle kalmayip bize prenses gibi davrananla da evleniriz.

burdasaklaniyorum dedi ki...

ne güzel olmuş bu yazı.
ve,
kadınlar prensesleri neden sever demişsin ya,
olmak istediğimizden sanırım.
ya da hep bir prens bulmak istediğimizden.
"prenses" lafı çocukluktan beri aşılanıyor bize.
maddi manevi her şey güzelliğin sahibi sanki onlar.
oysa gerçek pek de öyle değil galiba.

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

hehehehe Üniversitedeyken dayım biz de kalırdı. Ben de lisedeyim o zamanlar. Bana Caroline derdi. Bilmem anlatabildim mi, prenses olma hayali kurmayan kaç kız vardır acaba. Bir çok kuaförün adının hala Diba olmasının nedenini kaç kişi biliyordur acaba. Sevgiler sana üç temmuzum

ATALET dedi ki...

bak ben çocukken de aykırı idim..
hani hiç prenses olasım olmadı..
habire esas oğlanla yaramazlık yapan kadın kahramanlardan olmak isterdim..
oturup kurtarılmayı bekleyenlerden olmak hiç istemedim..
doğuştan feminist yani..

sonra da..
bir masal kitabı okudum..
tüm çocuk masallarını yeniden feminist bakışla yazmışlardı..
mesela sindrella..
şapşal prensle değil de..
kralla konuşup sarayın neden bu kadar kötü yönetildiğini tartışıyor ve sonunda sarayda beraber bi butik otel açıyolardı filan =P..

neyse..
ama şu dianaya çok kızmaştım zamanında..
sen dünyada türü azalan bir şahısla evilik yap..
sonra da aşk ille de aşk diye..
sokaklara dökül..
sonunda da saçma sapan bi şekilde öl..
neymiş kraliçe rahat vermemiş..
o dianayı alıp türkiyedebirine gelin edecekin..
kaynana neymiş görecek =P..

neyse..
rahat uyusun kızcağız..
ben prenses olmak istemedim hiç..
ben ata binn kılıç sallayan..
zeyna modellerini daha çok sevdim der..

öper....
kaçar...
atalet

uctemmuz dedi ki...

gulteinenciğim...hakkaten yapıyoruz böyle şeyler...iyi mi yapıyoruz bilmiyorum...:)

burdam benim...Masallardaki prenseslerin bile huzuru yok...pamuk prensesin başına gelenlere baksana bir...:) yeşilçam filmi gibi...

laleciğim Caroline hakkaten güzeldi beh...İşyerimizde bir amirimiz vardı aşıktı hala Caroline'e...Sen Carolinemişsin bak...ne güzel...ben hep Nadia Comanaci olmanın zıpırlığını yaşadım...:)


Ataletim, bende çift ruh var sanırsam. Hem öyle hanım hanımcık kabarık eteklerde, manşonlarda aklım kalıyor hem de biliyorum ki bu gerçekleşse derhal kotumu giyip biryerlere çomak sokarım. Feminist Sindrellaya bayıldım, bayıldım...:)

Diana'ya gelince...Kızma ona. Çok küçük yaşta önüne saray, prens, basın ilgisi çıkmış masumcuk bir kız çocuğu O. Aklı suya erip de kocasının aklının hala başka bir kadında olduğunu fakedince sarsıldı. Hem de çok. Zor bir hayatı olduğunu düşünüyorum.
Bir de S.Ö.'nün karşısında kendini tutamayıp kıkır kıkır güldüğünü hatırlıyorum. Ki bu olay benim için yeteri derecede olumlu referanstır...:)

Çook öperim...
Bu prenses yavaştan turşu yapmaya gider...:) Gerçek bu.
Yapıyorum.
Ha haaa...:)))