9 Aralık 2013 Pazartesi

süt kokusu

nerrden gelip buldun beni, çocukluğumun kaynayan süt kokusu?
gecenin bu saatinde, nereden geldi aklıma yeşil, devasa iki kanatlı tahta kapının görüntüsü?

yeşil kapı, evin sahiplerinin Hacca gidip geldiğini gösterir.
oraya her akşam süt almaya giden kara gözlü küçük kız, sokakta hala devam etmekte olan oyunda aklı, kalbi, her şeyi kalmış olarak suratını asmıştır.
ama hala bir milyon şey düşünmektedir.

kafasında neden neden neden diye bağıran ve hep cevaplar arayan bir beyni vardır.
asıl buna neden diye sorulması gerekirken
küçük kız o zamanlar bunun eğlenceli ve çok zekice olduğunu düşünerek, açlıkla sorar:
neden neden neden?

cevaplar verir.
cevaplar keşfeder.
cevapları bulamadığında babasına, annesine ve herkese sorar:
neden neden neden?

o nedenle büyüyüp anne olduğunda, çocuğu bu cevapları bulmayı başarmış olabilir.
bilemeyiz.

baba hep cevap verir.
bazen şaka eder sorularla
kız bozulunca, yine cevap verir.

kızın gördüğü en güzel adamdır vesselam.

mesela ilk o öğretti kıza:
do.re,mi,fa,sol,la,si,do.

sonra bir de nereden icap ettiyse
merkezkaç kuvvetini öğretti.

dünya yuvarlaktır deyip sordu kızına:
"şimdi bana bir soru sorman lazım?"
kızın görevi o soruyu bulmak.
uuu zor, hep de zor olacak.
bilemedi..
baba dedi ki:
"peki o halde, insanlar dünyanın üstünden neden düşmüyor?"
"hıımmm" dedi kız "neden?"
sonra anlattı baba.
kıştı, çünkü soba yanıyor ve onlar yorganın altında. Pazar günü ve kahvaltı edilecek.
ulan daha mutlu ne olabilir hayatta.
öhöm. konu mutluluk değil.

bir keresinde de iki gözü olan bir tüfek getirmişti erkek kardeşe.
uzun yolculuğa çıktığında illa oyuncak gelir ikisine de ve bu pek sık olur..
unuttuysa anne erkenden kalkar, babanın az sonra şehir dışından getireceği oyuncakları almak için yola düşer, arabaya saklar. :)

yine o yatağın içine girip baba ortada, kız sağda, oğul solda sırayla kapının camlı bölmesine ateş edilir.
ay çok zevklidir bu.
bazen cam kırılır, kırılsın, cam dediğin kırılmak için değilse nedendir...

süt kokusu.
kaynayan sütün kokusu.
bardağa ilk konduğu andaki buharı.
kaymağı.
anne, baba, kardeş ve kız.
sonra tabi hepsinin cananı umut.

süt kokusu iyi bir şeydir.

çünkü neden diye sordurtmaz insana.








4 yorum:

Adsız dedi ki...

süt kokusu..
hak kokusu..
üzerimizde hakkı olan ve üzerinde hakkımız olanların kokusu...

ataletin öper sever gider..
kocaman olsun ufuklar yarın daha yürünecek çok yolumuz var bizim bu gidişle.. üff..

uctemmuz dedi ki...

ya korkutma beni, zaten buz gibi soğuk pastörize süt içmekteyim. :)
yol kenarına oturucam ben. dinleceğim biraz. sen de gel.

bir hayal kur dedi ki...

atalet, alpernatif, üç temmuz.. taaa 2008-2009 lardan hatırlıyorum:)ben de o zamanların blogcusuydum:)

süt kokusu gibi sıcaık bir yazı olmuş, anılar geçiş yapmış pek tatlı.. tebessümle okundu..
sevgiler:)

uctemmuz dedi ki...

aaa ne güzel. :) blogcular birbirini unutamaz kii..çok sevgiler :)