17 Kasım 2008 Pazartesi

Blogun işlevleri

Hayat yemek yemek, su içmek ve sıcak bir yatakta yatmak kadar önemli bir ihtiyacı daha barındırıyor içinde.
Güven.
TDK güven kelimesinin anlmını şöyle deyivermiş:

güven
isim

1 . Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat:
"Dediklerimin gerçekliği bozmadığına güvenim var."- N. Uygur.
2 . Yüreklilik, cesaret.


(Vayyy...örnek cümle de başka dertlere ilaç gibi oturmuş oraya ya neyse...)

Sabah sabah güven kelimesini TDK'ya sordurtan şey ne derseniz, aklımın arkalarında, önlerinde gezinen hayal kırıklıkları bir de evet...kendimi güvende hissetmemem...

Pek sevgili arkadaşlarım içinde bir arkadaşım vardı ki onunla ilgili yaşadıklarım güvenin nasıl da boşa çıkabileceğini bana öğretti.

İlk hatası hayalime hep şu sahneyi düşürdü:

Bir çamur deryasına batmaktayım, karanlık, onu görüyorum elimi uzatıyorum o öylece duruyor.
Gitmiyor.
Duruyor.
Düşünüyor, karar vermeye çalışıyor.
Ama duruyor.

O sahnede içimde sadece iki duygu var, hızla birbirini takip ediyor:
A aaaaa...(Şaşkınlık, hayret, inanmazlık)sonrasındaysa... s...git...


İste öyle ister böyle...git ...

Durmak önemli, bunu anlıyorum.
Durabiliyorsan, karar vermen zaman alıyorsa boşunadır öteki laflar.

Bak mesela blog pat diye bir anı canlandı gözümde.

Çocuğum, halamlardayız bir gece vakti, elektrikler kesildi. Pek de eğleniyorduk, tüh.

Gaz lambası yakıldı, herkesin etrafına toplanıp oturduğu masanın ortasına yerleştirildi.

Biraz sonra, lambanın fitili gaz haznesinin içine düşüverdi.

Herkesin gözleri hayret ve korkuyla büyümüşken -anında patlarmış gaz, alev alırmış- babam lambanın şişesini yerinden çıkardı çıplak elini kaynar durumdaki metal ağza kapadı.

Fitilin alevi havayla teması kesilir kesilmez söndü.

Babamın eli yandı.

Hatta o metal ağzın izi olduğu gibi eline çıktı.

Ama o bütün bir gece gıkını çıkarmadan avucu açık bir şekilde oturup, neşeli şeyler anlatmaya devam etti.

Ben O'na aşık oldum.


Duruyorsan korkaksın.

Karar vermen zaman alıyorsa gerçekten sevmiyorsun.

Kendini kabullen ve hayatının neden bu kadar boktan durumda olduğunu anla.

Eğer okuyorsan bir de benden duy istedim.

Yoksa sen de biliyorsun neyin ne olduğunu...

Beni sorarsan sevgili dost:

Benden daha iyi biliyorsun:
Ben durmazdım.

Hiç o kadar "akıllı" olmadım.

7 yorum:

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

ah üç temmuzum senin canın yanmış besbelli. Ana böyle durumlar olmadan danda dost kim post kim ayırt edilemiyor ki. Ben de küçükken babam var bize hiç bişe olmaz derdim. O her şeyi yapabilir her derdi halleder derdim. Öyle de olurdu valla. Öptüm seni

burdasaklaniyorum dedi ki...

ne denir ki?
canın yanmış senin de.
ama doğru davrandığından eminim.
baban gibi.
ve,
ben de aşık olurdum ona 8)

who dedi ki...

kimin yanmamış ki ?

babalar ilk aşık olduğumuz adam hepimizin sanırım.

hıck

who?

Dolphinblue dedi ki...

hmmm bazen karşındaki kadar güçlü olamayabilirsin, cesaretsiz kalabilirsin ya da daha çok kendin için yaşarsın bencilliğine engel olamayabilirsin... durup karar vermeye çalışmak ondandır belkide...

uctemmuz dedi ki...

Ben pek yapmam böyle..foş diye döküldüm.
İyi geldi.
:)

Adsız dedi ki...

of of..
süper..
aynı kararlara aynı hızda varırdım..
isabetli bir gönderme..
önce bi eli tut.. sonra düşün.. nasıl çıkarsam diye..

anne babalar.. farklı elbet..
bir anda refleks olarak karar verebiliyorlar..

ama ben anneme aşık olmuştum =P benzer durumlarda..

sevgiyle..
atalet..

Ece dedi ki...

Eli kaygandır zaten öylesinin.Durması bu yüzdendir.Yarı yolda bırakıverir elinden.

Ben artık şaşırmamayı öğrendim galiba canım.Ya da el uzatmamayı.Ama uzanan eller için hiç tereddüt etmeden yapışırım.Ya birlikte gömülürüz,ya kurtarırım.

Sevgiler