6 Ağustos 2008 Çarşamba

***

Sıkıcı olmasını göze alıp hayatı, çocukları, otu böceği ne kadar sevdiğimi anlatan yazılar yazıyorum bazen...Bu hislerim gerçek ve bildim bileli öyleydim...Bir zamanlar çok sık seyahat ederdik. Gerçekten çok sık...Başakların büyüdüğünü gördüğümde bereketli olmaları için dualar ettiğimi hatırlıyorum. Durmadan dünyanın ne kadar güzel bir yer olduğundan, gökten , denizden, herşeyden büyük bir keyif aldığımı da hatırlıyorum.

Hayatımdaki tüm insanları çok seviyordum...

Ailem zaten tamam...

Akrabalarım...Anne tarafı, baba tarafı...Ablalrım, abilerim, kahkahalar, dedikodular, küçük entrikalar, güzel yemekler, yine kahkahalar...

Hayatıma kendi katkılarımla eklediğim arkadaşlarım...

Ah arkadaşlarım...
Ne kadar da önemliydiler benim için...
Herbiri gözümde birer sanat eseriydiler.
Zeki, iyi kalpli hepsinden önemlisi dost canlısıydılar.
Azdı sayıları gerçek dostların ama olsun...
Hep beraber olacaktık.

Zaman içinde eşimle hayat şartlarımızın yükselmeye başladığı zamanlar geldi. Arkadaşlarımız hiç değişmedi...Hep aynı insanlarla ki onlar birbirlerini tanımazlardı bile, yaşamaya devam ettik. Düşünüyorum aralarına yeni insanları pek katmamışız. En azından kimseyi aynı şekilde sevmemişiz.

Sonra bizim açımızdan işler karıştı. Hayatımızda epeyce olumsuzluk yaşadık. (Bu blog yazarı geçer bu konuları tanıyanlar bilir) :)
Cidden zorlandım.
Aynı mağrur ifadeyle yürümeye devam ettim ama...
İçim parçalandı.
Her neyse...

Bu sevgili dostların birer birer gidişini gördüm.
İnsanlardaki değişim beni hiç bu kadar şaşırtmamıştı.
Karşımda sanki hiç tanımadığım bambaşka insanlar vardı.
Ama ben aynı insandım.

Bir tanesinin kalbini ben kırdım.
Ona bile kızgınım.
Korkmuş bir kedi yavrusuna yardım amaçlı bile elinizi uzatsanız sizi tırmalar.
Belki korktuğu,
Belki daha fazla kırılmak istemediği için...
Her neyse...

Başlarken başka şeyler anlatmak istiyordum...
Gez göz arpacık...
Yani...
El beyin kalp...
Bana bunları yazdırdı.
Belki de bunları yazmaya ihtiyacım vardı kimbilir...

Kıssadan hisse beklemeyiniz...
Ne kıssayı anladım...ne hisseyi...
Gözlerim hala boş bakıyor...

Ufo görmüş masum köylü tadındayım...

Ben insanlara güvenimi kaybettim, hükümsüzdür...

10 yorum:

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

ooo üçtemmuzum , eğer böyle düşünürsek nasıl aşılayacağız çocuklarımıza insan sevgisini, dostluğun arkadaşlığın önemli kavramlar olduğunu. Gözlerin parlayarak baksın hayata, Senin acilen Nalanın bahsettiği olumlama çalışmalarına başlaman gerekiyor. O kaybettiğin güveni hiç ummadığın bir yerde buluveririsin . Öptüm seni

uctemmuz dedi ki...

Hoşgelmişsin Laleciğim...:)

Bahsettiğin olumlama çalışmlarını bilmiyorum. Ama belki bu yazıyla yaptığım şey kendi açımdan böyle bir çalışmadır...

Bu yazıyı ben de hiç beğenmedim...Kendime yakıştıramadım vs...Ama bu hislerimin gerçekliğini değiştirmiyor ki...
Bu blog da bi işe yarayacaksa eğer ara sıra (hiç adetim olmasa da) dökülüverdiğim bir yer olsun istiyorum...
Yoksa o kadar karamsar değilim, hayatımda sevdiğim çok insan var...İnceliklerini zerafetlerini asla unutamayacağım dost insanlar...
Bu aralar biraz depresifim, galiba ondan...

Çok sevgiler...:)

Adsız dedi ki...

olmuştur bişey..
gelmiştir aklına..
şişmiştir için
..
ama itiraf et..
yazınca rahatlamadın mı.. he..
bi de ben öpiim bak daha nasıl rahatlayacaksın

ataletin..
muahhhhhhhhhhhhhhhhh der de gider..

uctemmuz dedi ki...

Heh heh...Aynen öyle oldu...:)
Hem de nasıl rahatladım, bilsen ataletim...
Sağol, e mi?

:)))

geçkalmadımki dedi ki...

Olur böyle karamsar dönemler, çabuk geçsin ama.. Senin gibi güçlü, pozitif biri zaten çabuk geçirir bu dönemi..
Çok güzel ifade etmişsin..
haklısın dost kaybetmek çok acı geliyor ve kırılıyor insan hayata..
ama hayata tutunmak güzel,hele ne olumsuzluklarla mücadele edip başarmış insanlar için..
Sevgiler sana kucak dolusu...

Ece dedi ki...

Bu duruma 'cukk' oturan bir yazı yazmıştım bir ara..Arkadaşları da yeniden gözden geçirmek lâzım, bir eleme yapmalı vs. diye.

Bizde de oldu. Olmasını da normal karşılıyorum artık. Etrafımızdaki onlarca/yüzlerce insanlardan 3-5 tane kaldı geriye. Dostlar hep var. Ama onlar bile çok zaman uzak durmaya çalışıyor.
Ben güvenimi kaybetmedim.Sadece, kimin nerede, ne kadar olduğunu anladığıma seviniyorum.
Suçlama sakın..Ne kendini, ne de başkalarını..Şimdiki duruma uygun yenilenmelerin ne olabileceğini düşün ve uygula.Bi de benim mail adresim var sayfamda. Yazışmak istersen diye...Belki blogda yazamadıklarımla,senin yazamadıklarını paylaşabiliriz.Dilediğin zaman..Dilersen eğer..

Sevgiler canım

uctemmuz dedi ki...

geçkalmadımkiciğim...

Hiçbirşey olmamış gibi davranmak çok saçma geliyor şimdilere bana...Saqdece paylaşmak istedim...Belki de yazıya döküp rahatlamak, bilmem...:)


ececiğim...
Mail adresini hemen alıyorum...Seninle konuşmak iyi gelecektir bana...Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey varsa o da; akıl almak ve danışmak lazım...
Şu bahsettiğim şey sadece benim ya da senin başına gelen bir şey değil, umarım okuyanların aklında iki satır kalır, kendilerini daha korumalı bir noktaya çekerler hayatta...Dostların limitlerini öğrenmek hiç hoş olmuyor...

burdasaklaniyorum dedi ki...

anladım seni.
aslında öyle travmatik bişeyler yaşamamış olmama rağmen ben galiba hep mesafeli duruyorum insanlara güven konusunda. kimse benim gibi değil diye. ben sadece kendimi tanıyorum ya, ve ailemi tabi.. kalplerimizin temizliği ve itinası yok sanki başlarında gibi geliyor bana.
bilmiyorum turuncum.
"insanlar iyidir" diyemiyorum ben pek.
"hayvanlar iyidir" diyorum ama hep.
insanlık olarak ulaşmamız gereken mertebe hayvanların olduğu biçimdir bence.
kinsiz, çıkarsız, art niyetsiz, kalbe bağlı yaşamak.
hayvanlar kadar masum olamayız asla ama.
bari bir nebze yaklaşsak.
ben seni seviyorum biliyor musun.

uctemmuz dedi ki...

Canım benim...
Ailenden sadece seni ve sevgili Funda'yı tanıyorum...O kadar mutluyum ki sizleri tanıdığıma...Şuradan harfler aracılığı ile de olsa öyle şeyler paylaştık ki...
Yaşadığımız hastalık esnasında beni nasıl da dengede tutarak yardımcı oldunuz bana...Nasıl da canı- yürekten yardıma koştuğunuzu unutur muyum?
Hayvanlar konusuna gelince...Babamın hep dost bir köpeciği olmuştur. Balıkesir den kalkıp her gün Karacabey çatrığına (bilenler bilir) arkadaşının köpeğine yemek götürdüğünü de bilirim. Çök üzüldüğünde sarhoş olup köpeğimiz Tarzan'la sabaha kadar konuştuğunu da...Hatta Daha önce yazmıştım ya bir Fahri Amca vardı...O tanık olmuş...Babam yine Trzana dertlenirken Tarzan "evet" demiş...Fahri Amca gülerek "adam sonunda konuşturdu köpeği" diye anlatırdı...
Sorun diğer insanlarda değil belki...Bu kadar temiz sevmekte...Yoksa herkesin hayat gailesi var...
Ooooo uzar bu...
Ben de seni çok seviyorum, biliyor musun...

kumhavuzu dedi ki...

bazen temizlik gerektirir hayat
ve sen farkında olmadan bişeylerin değiştiğini görürsün
elimizde değil bazıları
sadece elbet bununda var bi sebebi demeyi öğrendim
o insanın hayatımdaki yerinin bittiğini kabullenmeyi öğrendim

bazen takılsak ta bazı şeylere
geçiyor ve oturuyor yerine pekçok şey
çok zorlamamak lazım:)
öpüyorum seni