3 Haziran 2009 Çarşamba

ordan burdan alıştırması

aslında ne çok yazmak istiyorum şu sayfaya.
yeniden eskisi kadar çok sevmek.
neye baksam, ne olsa şuraya yazsam diye düşünmeyi.
yok sanki yazacak hiç bir şey yok gibi.
ve bana has bir durum değil bu, değil mi? :)
demiştim ya bir suskunluk havası hakim bloglara.

şöyle bir alıştırma yapsam...sizi sıkmayı göze alıp...acaba devamı gelir mi?
şu anı yazsam...belki...

Peki öyleyse...

gece...İzmir...balkon...
bu sefer daha önce anlattığım balkon değil, diğeri, caddeye bakan balkon.
hava serincecik esiyor. üşütmeden, ürpertmeden.
yanımda klima, hayır çalışmıyor.
üstünde kültablam...-elbette- dolu yine ağzına kadar. hah işte o tembellikten .:)
maden suyu şişesi, fare ve mouseped.

hava bulutlu. aslında az evvel daha net görüyordum ortalığı, şimdi bilgisayarın ekranından yansıyan ışık manzaraya azıcık engel oluyor.

Hastaneden geldik akşamüstü.
ben bunu anlatmam elbet de...kısaca söyleyeyim...midemiz bulanıyordu azıcık şimdi geçti çok şükür.:)

Anlatmam derken...
derdini anlatmakta hiç bir mahzur yok. buradaki arkadaşlarımın beni sevgiyle dinleyeceklerini de biliyorum ama...her dert de anlatılmıyor ki şekercim...

bu durumu kelimelere dökmenin zaten pek mümkünü yok.

Uzaktan bakıldığında durumumun tahmin edilebileceğini düşünebilirsiniz.
belki haklısınız, belki değilsiniz.
bunu ne ben ne de siz bilebilirsiniz.

Çünkü ben sizin yerinizde değilim, siz de benim yerimde değilsiniz.

ama...

ne neşeme şaşırın...
ne üzüntüme...
ikisi de olağan...
o kadar söyleyeyim...

sonraaa...

ne demiştik avukat hanım geçen akşam?
"uçan kuşun kanadı kırılmaz."

kırmamak iyi olur.

son yıllarda yanlış alışkanlıklar edinmiş olabilir miyiz?
toplum olarak yani...
belki canlı gerçek hayat programlarının etkisiyle filan...
birbirimizi çok fazla eleştirip, yargılıyor olabilir miyiz?
hiç hakkımız yokken...
aslında ne yaşadığımız hakkında hiç bir fikrimiz yokken.

asıp kesiyor, hüküm veriyor olabilir miyiz...
empati dene mok hayatımıza çekiçle sokulduğundan beri...
halden anlamayı unutmuş olabilir miyiz...
anlamasak bile tahammül etmeyi...

dostlar her biriniz benim için özelsiniz.
değerlisiniz.
sizi tanıyor ya da tanımıyor olmam bir şeyi değiştirmez.
insansınız, saygım var...

benim bugünden anladığım ders bu olsun.
günü kazançlı kapatayım...:)

sevgiler, insan kardeşlerim...:)

5 yorum:

kayipsimurg dedi ki...

aleykum selam:)

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

amanında üç temmuzum gelmişşş, yazılar yazmış. O mide bulantılarını bilirim ne yazık ki((( annemden dolayı.Sen balkon manzarasına takıl daha çok. Öptüm seni

uctemmuz dedi ki...

:) selamın aleyküm, datlımmm...:)


balkon manzarası uçuyo bugün lale...bir fırtına, bir rüzgar.:)Vapurla karşıya geçme planı yattı.:)

Ay bir de yazdıklarım çok sıkıcı biliyorum. aldırmayın. yarı filozof oldum ben. deli miyim neyim.:)))))

bacon dedi ki...

:)

uctemmuz dedi ki...

:)