24 Haziran 2009 Çarşamba

İzmir-İstanbul karayolundaki eziyet

şu çok sevdiğim blogcuğumu mümkün olduğunca negatiflikten uzak tutmaya çalışıyorum.
ama imdat diye bağırasım var.
hatta daha fazlası var da, okuyacak dostlara ayıp, olur, susayım.
ama azıcık şikayet edeceğim baştan söyleyeyim.

hayatın bir dolu zorluğunun içinde pembe bir gözlük takıp etrafa öyle bakmaya, her şeyden hoş bir anlam çıkarmaya uğraşıyorum. ama bugün delirdim.

bugünkü ilacımızın derhal vücuttan atılması lazım, tamam mı? 3 adet üremeteksan iğne yapılıyor bu nedenle, bir kaç saat arayla, bol su içilecek, o su derhal atılacak. durum bu.

saat 2'de hastanemizde 2. iğnemiz yapıldı, suyumuzu içiyoruz, eyvallah.
son iğne saat 18 de. onu da açık bırakılan damar yolundan ben yapıyorum.

O saate kadar beklemeyelim eve dönelim dedik.
Biletimizi saat 3'e ayırttık ki 6 da evde olabilelim.
Yoksa hareket halindeki araçta iğne yapılamıyor elbet.

Araca bindik, şehrimize 45 dakika kala otobüs durdu.
N'oluyo? Neden? derken yol kapalı dediler.
Ha?
herhalde 15 dak. falan sürer dedim.
Saat sanırım 5 civarıydı.

Arkadaşlar o araç kaçta hareket edebildi biliyor musunuz?
!9:00' u epey geçerken.

tekrar ediyorum. çok su içeceğiz, o suyu derhal vücuttan atacağız.
Bugün kemoterapi almışız.
İğne filan yolda vuruldu.
su içilmedi anasını satayım.

Bana bunun hesabını kim verecek?

Binlerce insan yolda.
Hiç abartmıyorum gidişli gelişli yolda binlerce insan kımıldayamıyor.

Otobüste tuvaleti gelen yaşlı teyzeler dağ tepe tırmanıp tuvalet ihtiyaçlarını gidermeye çalıştılar.
Yol kasaba yolu değil.
İstanbul-İzmir yolu...

Biz 3'te hareket eden otobüsteydik.
Saat 2'de hareket eden hatta hatta
saat 1'de hareket eden arabaların önümüzde beklediğini yolda öğrendik.

Kim lan bunun sorumlusu?
Bu nasıl iş be?
Nasıl keyfiyet?

Özel araçları olan çoğu insan geri döndü, dönebildi.
Biz kaldık.

Arkadan yetişip akrabalarını otobüslerden toplayan bir dolu insan gördüm.

Ya o otobüs firmalarına nasıl izin verirsiniz?
Yolcularını uyarmadan nasıl yola çıkartırsınız?

Çok kızgınım çok...

16 yorum:

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

üç temmuzummm , ne yaptınız su işini tuvalet işini çok merak ettim çok

Kutsal Bokböceği dedi ki...

bu da benim mekanım cınım :)

.. dedi ki...

hay ben böyle idareciliğin, böyle tedbirsizliğin, böyle umursamazlığın, terbiyesizliğin, kifayetsizliğin... diye giricem valla senin pembe tutmaya çalıştığın bloğun terbiyesi bozulacak ünsüm.
okurken burda, yemin ediyorum sinirim bozuldu, seni tahmin bile edemiyorum. ah be canım, keşke beraber olaydık o yolda, söylenseydik, sinirimiz boşalsaydı.
insana değer vermek diye bi kavram yok ünsüm, yok! insan değeri yok. hiç birşey yok. yazık valla.
neyse uzatmıyım be anacım sabah sabah, yangın körüklemiyim 8(

kumhavuzu dedi ki...

ah be Ünsümm,
okurken daraldım bağarasımgeldi
seni düşündüm
durumhalleridüşündüm
evet..delirmemek elde değil....
öpiim bi

uctemmuz dedi ki...

Canım Lalem karıştırma oraları.:)))))) ya da hayal gücünü kullan. sağ taraf epey yürüyüp tepeye tırmanırsan makili bir yer, sol taraf dikenlikli bir uçurum. :)))hangisi seçilmiştir sence? :)


ay bnim mokböceğim...sevki? kıs? sen misin...dur gelcem hemen...:)


burdacım gerçekten çok zorlandık. dün gece bunun sinirini dibine kadar yaşayıp orada bıraktım. gelice de karayollarını aradım.oradaki kişiye herşeyi anlattım. samimiyetle dinledi, üzüldü. ama bundan sonrası için işe yarar mı bilmem tatlım...


Kumum yaaa...bi dolu insan onlara bakarken tepeye tırmanan teyzelerin halini düşün bak. yani kötü niyetle bakmıyor insanlar, nasıl çıkacak, ya düşerse filan diye...

Ay Allahım gelmiş geçmiş olsun...sinirlerim bozuldu...

Kutsal Bokböceği dedi ki...

Anlattığın durum Türkiye'de çokça yaşanan bir durum yazık ki. Yanlış olduğu kadar "doğal" bir durum da aynı zamanda. Fakat merak ettiğim bir şey var: orada sesini yükselten yolculardan kaç kişi eve vardığında Karayollarını aramıştır acaba senin gibi? Ne dersin çoklar mıdır?

uctemmuz dedi ki...

hayatım kisme sesini yükseltmedi ki.:)))))))
Bak durum şöyle:
Yolcuların bir kısmı aşağıda. bir kısmı arabada. Çok şeker bir küçücük muavin...Beklemenin sonlarına doğru koptu velet...:)))görmen lazım. Şoföre çemkirdi bi ara. Yolculara durumu şikayet etmeye başladı. Yolculardan genç ve muzip biri :"Bize mi anlatıyon lan?" deyince. dedi ki:
"Ay çok özür dilerim...psikolojim bozuldu sanırım."
Yeminle böyle...durup durup söyleniyor: "Arabada poğaça kalmadı, kekler bitti n'apıcaz" diye.:)))
Bunlar işin eğlenceli tarafı. Hatta bu durumu seyredince genç kızlardan birine dönüp şöyle dedim:

"Lost Türkiye şekerim. anca bu kadar oluyor." :)))
Ama inan harap oldum. Yolun açıldığını duyunca arabaya binip bütün yolculara:
"Bak evinize gider gitmez şikayet edeceksiniz...kimi bulursanız" dedim.
Kimler yaptı bilmiyorum. Ama ben aradım. Karayollarını hem de...
İşte böyle tatlım...

uctemmuz dedi ki...

Hey Allahım "güzel ve yanlız ülke" ne doğru tanımlama. :)

uctemmuz dedi ki...

Sevgim akşam konuşalım. daha çoook anlatacaklarım var.hemi de özledim harbiden.:)))))

Kutsal Bokböceği dedi ki...

temamdır, randevu saatinde yakamda yeşilimsi bi mokböceğiyle orada olacağım. beni tanımaman imkansız yani ;)

Kutsal Bokböceği dedi ki...

he bide. seslerini yükseltmediler öyle mi? hey allam nasıl inanabildim ki zaten böyle bir şeyin gerçekleşeceğine :(

velet muavine ben de koptum bak ;)

uctemmuz dedi ki...

çiçek takmasan da tanırım ben seni.:)))ya alemsin sen. Valla bak. şu feyse de dönsen süpper bişi olucak.:P

he, ben de şaşırdım insanların seslerini yükselttiğini düşünmene.:)))Ya haklılar ki...geri dönen arabalardan alabildiğimiz haberlere göre 15 km araç birikmiş önümüzde. kime bağırıyosun, nasıl bağırıyosun? :)))
Yalnız dinamiti patlatan mühendise çok şık saygılar sunuldu, bilmem haberi var mıdır?:

Kutsal Bokböceği dedi ki...

1. Mühendise üzüldüğümü söyleyemeyeceğim, haktır müstehaktır.
2. Bak blog açtım güzel hatrın için ama bide şu kanımın hiç ısınamadığı facebook a gelmemi isteme. hem zaten benim lise arkadaşlarımın hepsi Almanya da ki ;)
3. 10 gibi gelirim nete, hazırlan :P
4. öperim bol bol.

uctemmuz dedi ki...

1-yeahhhh...:)
2-tamam gelme kuzum, blogunda sakincecik dur yeter.
3-10 gibi...oki doki.
4-aaaa ben de.:)
5- zaten gel, yoksa yorumlar uzaya varıcak.:)

alpernatif dedi ki...

Büyük geçmiş olsun
Tabi ki sizinki gibi değil ama
geçen hafta da meşhur ankara-eskişehir hızlı treninde yolda kaldık
1.30 saatte gelmesi gereken trenle 4 saat te gelebildim
ve hep ağzımızda aynı pelesenk
"burası Türkiye"

iyi be !

uctemmuz dedi ki...

size de geçmiş olsun Alper. Hızlı trenle yolda kalmak da ilginç olmuş gerçekten. "E hani hızlıydı bu" diyenlere "Valla billa hızlı aslında...da...ama..." demediler mi?
Tüm bu olan bitene bakıyorum. Sanki sebep Türk milletinin kaynaşıvermesi gibi. Yani biz ahbap olduk arabadakilerle. :) Anında. Eşimle telefonda konuşurken dinleyen bir bayan geldi önce: "Ben hemşireyim, ne gerekiyorsa yaparım" dedi. Ben ona içten saygılarımı sunarken arkadan glen bir başka hanım "benim ablamın gelini bilmemne hastanesinde hemsşire tanıyor musunuz?" diye sordu. Yav şehirler arası otobüsteyiz.:)))Aynı şehirde, aynı hastanede çalışma şansları % kaç olabilir? :)))
Cık dedi hemşire hanım. Şoför psikolojisi bozulan muavine kıyamadı. Aşağıdaki yolculara çay yapıp, kendi elleriyle dağıttı.
Diyorum ya, o iğne sorunumuz olmasaydı daha neleri farkedecektim kimbilir. :) Çok da seviyorum yani bu ülkenin bu tarafını. Ama bu kadar saat yolda kalınır mııııı? :)