13 Eylül 2009 Pazar

aşk

Geçen hafta bizim apartman insanlarıyla yemeğe gitmeye karar verdik. İtiraf ediyorum ilkinde o kadar eğlenmiştik ki kimsenin canı evde yemek istemiyor, mümkün olsa her akşam o restoran senin bu restoran benim deyip gezeceğiz. Yemekler nasıldı, servis hangisinde daha iyiydi muhabbetini yapmak için bile buna değer.:) Her neyse, üstümde ilk defa giydiğim bir beyaz bluz var. Bendeniz esmer kişisine pek yakıştığını söylediler.:) Annemin evinin kapısından çıktığımda İlker merdivenleri birer ikişer atlayarak yanıma geliyordu. Aniden beni gördü: " Abaaa...Bu dok dık..."
Türkçesi: "Abla bu çok şık."
Ha ha haaa...

"Gel elimden tut" dedi.
Elele tutuştuk, yürümeye başladık küçük insanla.

Çok kalabalığız, doğal olarak kümelere bölünmüş durumdayız, kümeler sürekli eleman değiştiriyor ve yürüyoruz.
Herkes birbirne laf atıyor, filan.

Yürürken bu aniden durdu yine:
"Dimdiiiiiii....ben sana asık olsam..."
Gözlerim hayretle büyüyor:
"Ne diyosun sen velet? Eeee?"
"Du bidakka...ben dimdi sana asık olsam...sen köpyüden geçsen...köpyü yıkılsa..."
"Ne köprüsü, ne diyosun yavrum sen?"
"Köpyü yıkılsa....ben elimi uzatıp seni tutsam..."

N'olur bana söyleyin, bundan daha güzel bir aşk itirafı duydunuz mu?
:)))

"İlkercim, yavrum, seviyo musun sen beni?"
"Dok."
(çok.)
"E, evlenelim o zaman biz." (dünden razıyım hayret bişey.)
"Evyenelim."
"sor bakalım Ahmet Amca'na ne diyecek?"

Hafif çe korkarak ama biyandan gayet kendinden emin bir şekilde yanımızda yürüyen Ahmet'e soruyor.
"Evlenebiliy miyim Ünta Abamla?"
Ahmet gülerek höttt! diyor. :)))

Gördüğüm en pasif agresif velettir İlker. Gülüyor, gözlerini kısıp, sesini alçaltarak Ahmet'e sanki şakaymış gibi gayet sert cevaplar veriyor.

Çok eğlendik biz o gece...Dönüşte kuzum Umutuma bir doğumgünü partisi yaptık hatta. Dans ettik, deli gibi zıpladık.
Bu arada not:
İlker'in annesi Bilge, gayet gıcık bir kaynana olacağa benzer...İlker'in bana düğün hediyesi olarak vereceği ev ve araba sözlerine çok bozuldu. "İki dakkada sattın anneni, tüh sana " bile dedi.:)))

Yani...hülasa...
anladım ki gerçekten seviyorsan eğer...
sevdiğin zor durumdaysa onun elinden tutuyorsun...
başka hiç bir şey düşünmeden...
Vakte ihtiyaç duymadan, düşünmeden, düşünemeden.
onun elinden tutuyorsun...

Gerisi yalan...

10 yorum:

Adsız dedi ki...

bizi ejderhalardan kurtaracak prensten..
zor durumdayken elinden tutacağımız.. bizim elimizi tutacak sevgiliye terfi ettik..

ne zaman yıldızlar uçacağımız..
gerekleri.. görevleri.. durumları fark bile edemeyeceğimiz bir şeyin adı sevmek olacak ..
merak ettim..
ama biz ona ergenlik diyoruz değil mi..
ve hep büyüsünler de geçsin diye bekliyoruz..
hmmm.. du ben gidip düşüneyim az..

atalet..

uctemmuz dedi ki...

:)
8 yaşında bir çocuğun ağzından bunları duyunca ben de düşünüp durdum ataletim.
bizi ejderhalardan kurtaracak bir prens sanırım yok. kadınlar süper kahraman artık. hem evde, hem işte, hem annelikte...eli uzatan biziz, biz olmalıyız.
en iyisi sağlam dostluklar, onlarla birlikte yeryüzünden yıldızlara bakmak...
kalbimiz kırık da olsa.:)

.. dedi ki...

8 miii.... o kadar büyüdü mü bu velet ya. ben hala onu ilk tanıdığım zamanlardaki gibi canlandırıyorum kafamda. 5-6 gibi 8))
ama bayıldıım.
hahahaa..
itirafa, itiraf etme şekline, gidip ciddi ciddi Ahmet'e sormasına.
sen daha sık beyaz giymelisin.
8))))

uctemmuz dedi ki...

şu yarım konuşması yok mu, ben de onu hep 5-6 da kaldı sanıyorum burdam. ama değil, adam büyüdü işte.:) nasıl anlaşacak okuldakilerle bilmiyoruz.:)

Sevgi Gibi dedi ki...

ay nihayet, giremiyorum bloğa:(
internet bağlantım kötü, pc çöktü düzeldi. önemli bişey olmadı yani ünsüm, sevgi kuşammm.
konuya kısaca değinecek olursam eğer, derim ki : bunlar küçükken şirin oluyor :))

uctemmuz dedi ki...

aha ha haa...sevgi kuşammm da ne len? :))) Valla çok güldüm ben buna.Allahım nasıl özlemişim seni...olsun varsın, pc'ler çöker, sevgiler baki kalır.:)))
yuh...yine uzatasım var...:P
küçükken şirin oluyolar tesbitinize can-ı yürekten katılıyorum Sevgi Hanımcım...büyüyünce - ay ne desem ne desem- neyse ayrıyetten fikrimi söylerim sana.:)))inan hiç hoş bişey değil.:)
öpüyommm kuzuuu...:)

duyguca dedi ki...

Yine çok güzel bir yazı ve çıkarılacak olan çok güzel bir ders...Biliyorsun bu dersin farkına aylar evvelinden varmıştım ben sonunda elim yarı yolda bırakılsada ha yine olsa yaparmıydım aynı şeyi bir an bile tereddüt etmeden hemde.Sevgi bunu gerektirir dimi ama anlayana işte...

sensizken dedi ki...

Biraz geç oldu amaaa Umut'un doğum gününü kutlarım. Nice mutlu yıllara İnşallah...
Kızımla burçtaşmışlar demek kiii :))) Bizimkide 11 Eylül

Bayramını en içten dileklerimle kutlarız :))) Çoğul kullandım farkındaysan iki kişiyimde artık, anladın sen onu dimiii :)

Seni çooook öpüyorum. Her daim Mutlu kal Canım Nice mutlu Bayramlara İnşallah

Adsız dedi ki...

pşşt..
blogspota girebilmek giderek ..
azgın dereyi geçebilmek gibi olmaya başladı..
adsl'ler de kafayı yedi.. canım yurdum.. triciye hazır değil miydi neydi..yetmiş küsur milyon yanınadakiyle konuşmazken.. hep sanal ağlara mı yüklendi.. nedir bilemem..

ama ..

okurun .. yorumların.. azalmaz..
=P

bayramın kutlu huzurlu olsun..
bundan sonrası da.. camdan fanus benzeri bir koruma baloncuu içinde geçsin.. dilerim =D

atalet..

Sevgi Gibi dedi ki...

özledim, işte o kadar!!!