26 Şubat 2009 Perşembe

Susuz Kış :P

Annem, oğluş ve de ben İzmir'de kardeşimdeyiz bir haftadır. Annem iki üç gündür kıpraşmaya başlamıştı bile.:) Gideyim ben, maaş günüm, hem ödemem gereken şeyler var...bır...bır..şeklinde. Hemen de özlüyor evini ya...

Dün gitmesi gerekiyordu ama telaşelenmeye evvelsi günden beri başlamıştı. Bilet, kaçta, nasıl...sorular, sorular...Dün onun tarafından 11 de uyandırıldım. Saat 1'deki otobüse yetişmek için fırladık evden.Olması gerekenden 45 dakika önce otobüs firmasındaydık.:)

Olsun, dönüşte keyifle çarşıyı gezme imkanı buldum bu sayede. Karşıyaka Çarşı inanılmaz cıvıltılı ve de güzeldi. Denizsiz bir şehrin kızı olarak bir sokağı dönüp de denizle karşılaşmaya bayılıyorummm.

Ve İzmirlilerin bu "ot aşkı" beni öldürüyor.:) Yol boyu bilmediğim, tanımadığım türlü çeşit yeşillik satan insanlarla dolu. Her birine hayran hayran bakıyorum. Dün cesaret ettim "Şu arapsaçı mı?" diye sordum, hayırrr tabi ki değilmiş. Öğreneceğim yavaş yavaş.:)

Bildiğim yeşilliklerden alıp (Isırgan, ıspanak) eve döndüm. Onları yıkayacağım, sirkeli suda bekleteceğim filan. Ve fakat su yok.

Hiç umursamadım, nasılsa gelir bir iki saatte deyip.

Akşam oldu hala su yok!

Su arızanın telefonu saatlerce meşgul çaldıktan sonra nihayet açıldı: YARIN AKŞAMA KADAR SU YOK...

"Kardeşim deli misiniz, koca bir gün n'aparız susuz" sorularım cevapsız kaldı.

Evde yeni kemoterapi görmüş bir hasta var. Ellerimi o kadar çok yıkıyorum ki artık kendilerini hissetmiyorlar. Her meyveyi, sebzeyi suda bekletmeliyim. Deli misinizzzzzzzzz? Koca gün ne yapıciim ben?

Kardeşim gelirken iki büyük damacana su getirmiş, gece olmadan bitirmiştik ikisini de.

Ya lütfen artık internetin iletişimin bu kadar geliştiği devirde bari habersiz kesmeyin şu suyu. Hayır, size söylüyorum, belki duyması gerekenler de duyar diye.

Musluk açık, kulağım onda, bir şırıldasa...:)

12 yorum:

.. dedi ki...

içim şişti su yok diyince.
boru değişimi diye 10 gün susuz kaldık ya.
her bi işine kolaylık diliyorum.
keşke yardıma gelecek kadar yakın olsaydım.

uctemmuz dedi ki...

Keşke yakınlarda olsan be burdam.:) Yardımı boşver de...ben sana bir kahve yapacak su elbet bulurdum.:)

kayipsimurg dedi ki...

Kolay gelsin pamık şekerim.Susuzluk en kötü şey heralde. Yoksa yavaş yavaş alıştırıyolar mı bizi bilemiyom ki.

uctemmuz dedi ki...

Sağol canım...Ama nasıl yağmur yağıyor simurgum şakır şakır, kovaları balkona taşıyasım geldi.:))))Sanırsam ki bu durum onların kabiliyetsizliğinden kaynaklanıyor.:)

uctemmuz dedi ki...

Tikkat tikkat..
Su hazretleri geldiler, kendisini sevgiyle karşıladık. Allahım çok şükür...
(Evde kağıt bardak kullanmak zorunda kalanlar halimi anlayacaktır.)

Alarm geçti...Yeni yazıya görüşürüz...:)

Ece dedi ki...

Kızlar bebekken yaşamıştım öyle bir susuzluk.Apartmanda hidrofor yoktu. Altıncı kata sadece gece çıkıyordu su.Bütün gece kap-kacak doldurup, gün içinde toplama su ile iş yapılıyordu.Bebek bezleri elde yıkanıyordu o zamanlar.Balkona koca bir depo yaptırarak sorunu çözmüştük.Biz depo yaptırdık,6-7 ay sonra apartmana hidrofor takıldı.

Neyse sorununuzun geçmiş olduğuna sevindim.
Sulu sulu öpeyim, gel hadi..

uctemmuz dedi ki...

Ne sinir bozucu değil mi Ecem...Üstelik öğlen su geldi diye sevindik meğer şakaymış...10 dakika sonra yine gitti...:) Şu an var neyse..::)
Ben de öperim.:)

geçkalmadımki dedi ki...

Ah susuzluk ne fecii.. ben de yıllar önce Beşiktaşta otururken çok çektim 85-90 arası bi zamanda..
depo bozuktu, su verildiği saatler evdeki bardaklara bile su depolar olmuştum..
ay o günler geldi aklıma..
Canım neyse gelmiş suyunuz, yorum altında görüp sevindim.. bidaha olmaz inşallah.
Sevgiler...

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

Üç temmuzum rezalet bir şey susuzluk. Geçende biz de uyandık tıss. hemen internete baktım saat 11 de verilecek yazıyor. 11 den önce yataktan kalkanı vururum dedim. Tahammül edemiyorum. Egenin otları bir alem ama hepsi aynı usul yiyorlar, haşla üstüne sızma dök ya da yoğurtla karıştır, arap saçını etle de pişiriyorlar gerçi, çook öptüm

uctemmuz dedi ki...

Umarım olmaz Fundacığım...Sevgiler..:)


Laleciğim ben yine de cesaret edemiyorum. Ama ne çeşit otlar var Allahım, gerçekten hayran olunmayacak gibi değil.

alpernatif dedi ki...

Valla susuzluğu bir biz Ankaralılar biliriz diyordum
Başkalarına da bildirmişler :(

uctemmuz dedi ki...

Burda da sürekli yaşanıyor Alper. damacanayla su satma işine girmek lazım diye düşündüm bir ara.:)